13 Eylül 2019 Cuma

Amerika günlüğü - 1 - hazırlık -

Öncelikle yazımı okumaya başladığın için teşekkür ederim. İlgini çeker mi bilmem ama yaşadığım birkaç ay üzerinden birkaç değerlendirme yapmak istiyorum. 
Bilenler biliyor, bilmeyenler için work and travel adlı programla birkaç aydır Amerika topraklarındayım. Buraya ne kadar Amerika denirse.. Oraları sonra anlatıcam. Öncelikle istediğiniz şeyden asla ama asla vazgeçmemenizi tavsiye ediyorum. Bu program için birkaç şirketle görüşme yaptım, sadece telefon üzerinden. Çoğu son sınıf olduğum için kabul etmedi. En son ismini vermeyeceğim bir şirketi aradım. Onlarla da son sınıf olduğum için tam anlaşamadık ve okulumu uzatacağımı söyledim. Bu Amerika sevdası nerden mi çıktı? Sosyal mecralarda arkadaşlarımın New York Times meydanında, Los Angeles sahillerinde attıkları o güzelim fotoğraflardan. Türkiye'deki şartları da çoğunuz biliyor. Para kazanmak kulağa çok hoş geldi. 
Dönelim şirket meselesine.. Beni yabancı bir danışman arayarak ingilizcemi test etti. İngilizcesine deli gibi güvenen bana ingilizcemin yetersiz olduğu söylendi. İnat ettim. Heyecandan konuşamadığımı ve yüz yüze olmadığımızı defalarca söyleyerek eğer vize çıkmazsa paramın bir kuruşunu dahi geri almayacağımı bilerek bu zorlu yola çıktım. Haftalarca süren İngilizce pratikler, arkadaş çevremde sürekli ingilizce konuşmalar, sevmediğim yabancı dizileri kulak aşınalığı kazanmak için izlemek bu zorlu sürece dahil. 
Vize görüşmesinden önce iş teklifleri, pasaport çıkarma/yenileme işlemleri vakit aldı. Ki bunlar işin en eğlenceli tarafı. Küçük, tatlı bir kasaba hayaliyle ilk iş teklifimi kabul ettim. Aylarca süren çalışmalarla da vizemi aldım. Çok zor bir şey değil. Eğer heyecan yapmazsanız kolayca alıyorsunuz. Kendinize güvenin. 
Bu sürecin bir de psikolojik yanı var. Benim gibi borç alarak şirket parasını sağladıysanız kulağınızda devamlı şu cümle oluyor: ya parayı geri kazanamazsam? Yapamaz geri dönersem ne olacak? Amerika kültürüne, halkına, diline uyum sağlayabilecek miyim? Ailemden kilometrelerce uzak olmak, arkadaşlarımı istediğim her an görememek beni yoracak mı? Kafamda daha binlerce soruyla bu maceraya başladım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder