Bazen yapmam dediği şeyleri yapabiliyor insan. Aklından geçmeyen şeyler başına geliyor mesela. Kokusu bile midemi bulandırıyor dersin sigara dudaklarında can bulur. Ne sevcem ben onu nefret ediyorum dediğin insanın mutluluğu sana bayram havası yaşatır. Yüzünü bile görmek istemiyorum dediğin insanın yüzünü arar olursun. Saklamam ben kimseden bir şey içim dışım bir dersin en yakınına bakarken gözlerin kaçar, uzağa dalar.. Ben beklemem dersin beklemekten ömrün çürür. Büyük konuşmamak lazım bu hayatta, zira nerede büyük konuştuysak katbekat yaşadık, yaptık, yaptılar. Yapmaya da devam edeceğiz. Sevmem ben diyeceğiz, seveceğiz. Beklemem diyeceğiz, bekleyeceğiz.
Hayatı kaçırmamak lazım dostum. Anı yaşamak, yaşatmak lazım. Giden günlerimiz dakikalarımız 'kusura bakma beni dolu dolu yaşamayı unuttun' deyip peşimizden gelmiyor. Okuyamadığımız kitaplar ağlıyor arkamızdan. Sohbet edemediğimiz dostlarımız bir bir gidiyor. İzleyemediğimiz filmler vizyondan kalkıyor. Bizse fragmanda gördüğümüz yerleri tekrar tekrar izleyip filmi kaçırıyoruz. Dakikalarınız kıymetli.
Ne boş bir yazı bu demeyin. Gözden geçirin. Eğer ki bi kelimem bile size etki etkiyor, aklınızı başınıza devşiriyorsa, bu dakikadan itibaren bütün dakikalarınızın kıymetini bilin. Bilin ki ağlamasınlar arkanızdan..
* Tanışalım *
Ben Benim Sen Kimsin
96'nın 4'ünün 14'ünde, 4'e 10 kala büyük beton yığınları arasında, üzerine şarkılar, şiiirler yazılmış bu harika şehirde dü...
25 Şubat 2017 Cumartesi
16 Şubat 2017 Perşembe
Geçer Sandım
Gökyüzü gözlerin, yeryüzü ellerindi.
Gittin.
Yeryüzü kapattı gökyüzünü..
Toprak oldu bulutlar, deniz oldu yağmurlar..
Gittin.
Kaydı elimdeki balık.
Gözüm kaldı yolda.
Gittin.
Tavşan niyetlerinde, sakız fallarında seni arar oldum..
Gittin.
Söndü yaşam enerjim.
Gittin.
Açamadı tomurcuklarım.
Soldu günlerim.
Gittin.
Sarılamadım.
Kokun burnumda, kollarım havada kaldı.
Gittin.
Bittim.
11 Şubat 2017 Cumartesi
Beş harfli canavar
Hayat bazen acıdır, bazen ise baldan tatlı. Fakat sadece kendiniz için değil başkaları için de sevinmeye başladığınız zaman biber olan kısmı sizi pek ilgilendirmiyor. Yanınızdaki insan için bir şeyler yapınca onu mutlu edince baldan, baklavadan tatlı geliyor hayatın sundukları.. O gülünce, gözünün kenarında oluşan kaz ayakları, dudağı ile yanağı arasındaki kahkaha çizgileri sizi de mutlu edebiliyor.
Peki bunu okurken kafanızda oluşan şekle kim bürünüyor? Aklınıza gelen kişi, sizin için sevinen mi yoksa sizin onun için sevindiğiniz mi? 'Her ikisi de' derken umursuzca omzunu silken insanlar görüyorum. Ne kadar kıymetli bir şeye sahip olduğunuzun farkında mısınız acaba? Yanınızda ya da aklınızda olan kişinin sizin için sevindiğini, sizin adınıza mutlu olduğunu biliyorsunuz. Ve sizde onun için mutlu oluyorsunuz. Ne hoş değil mı?
Hayat müşterek, hayat çıkarcı, hayat acı. Bu 5 harfe bürünmüş bazılarımız için canavar olan şey, size bir güzellik bahşetmiş, değerini bilin.
Peki bunu okurken kafanızda oluşan şekle kim bürünüyor? Aklınıza gelen kişi, sizin için sevinen mi yoksa sizin onun için sevindiğiniz mi? 'Her ikisi de' derken umursuzca omzunu silken insanlar görüyorum. Ne kadar kıymetli bir şeye sahip olduğunuzun farkında mısınız acaba? Yanınızda ya da aklınızda olan kişinin sizin için sevindiğini, sizin adınıza mutlu olduğunu biliyorsunuz. Ve sizde onun için mutlu oluyorsunuz. Ne hoş değil mı?
Hayat müşterek, hayat çıkarcı, hayat acı. Bu 5 harfe bürünmüş bazılarımız için canavar olan şey, size bir güzellik bahşetmiş, değerini bilin.
Serçe.
Hani bazen bir derdiniz olur. Dermanınız elinizin yanındadır ama göremezsiniz. Bakın elinizin altındadır demiyorum. Zahmetsiz olmuyor hiçbir iş. Ama siz inatla gider boyunuzun uzanmadigi yerlere merdiven dayamaya çalışırsınız. Dermanı orda sanırsınız çünkü. Halbuki serçe parmağınızı söyle bi' sola kaydırsanız aradığınız o. Orada sizi bekliyor. Ama inatla merdiven beklersiniz. Kafanızı çevirin. Sağa sola bakın bi'. Aradığınız derman orada. Esmeden, gürlemeden, dalı kırmadan alın çiçeğinizi. Onu koklamak açacak nefesinizi. Huzurla dolacak ciğerleriniz. Siz yeter ki isteyin. Aradığınız her neyse önce gözünüzün önünden başlayın. Boyunuzun ulaşamadığı yerleri gözünüze kestirirseniz, boyunuzun ölçüsünü alırsınız.
10 Şubat 2017 Cuma
Kalbinizin Teli Kopmadan
İnsanlara yaklaşırken içimizde bulunan bu egonun, kibirin sebebi ne? Birbirimizden üstünlüğümüz ne bizim? Hiç. Kocaman bir 'hiç'. Farklı özelliklerimiz var ama birbirimizden bir farkımız yok. Fakat insanları sevmiyoruz. Sevemiyoruz. Birbirimizi sırtından vuruyor, canını yakıyoruz. Ama sevmeyi akıl etmiyoruz. Küçükken yağ, bal satardık, artık insan satıyoruz. Kah Batı'da mecazi, kah Doğu'da tamamıyla gerçek.. Halbuki sevsek birbirimizi, kırmasak, üzmesek. Ne hüzünlü şarkılar ne de savaşlar kalır. Hayır hayır polyannacılık oynamıyorum. Düşününce mantıklı gelmiyor mu? Bu fikir sizin de ağzınızı kulaklarınıza ittirmiyor mu?
Bulunduğunuz ortamda etrafınızdakilere bir bakın, hangisini çıkar ilişkisi olmadan seviyorsunuz? Peki hangisine kollarınızı açsanız düşünmeden koşar gelir sarılır?
Egonuz, kibriniz ve büyüklüğünüz bir gün öldüğünde yanınızda birilerinin olması dileğiyle..
Bulunduğunuz ortamda etrafınızdakilere bir bakın, hangisini çıkar ilişkisi olmadan seviyorsunuz? Peki hangisine kollarınızı açsanız düşünmeden koşar gelir sarılır?
Egonuz, kibriniz ve büyüklüğünüz bir gün öldüğünde yanınızda birilerinin olması dileğiyle..
8 Şubat 2017 Çarşamba
Umursuz Ruhsuz...
Herkes sana aşık... Martılar tependen inmiyor. Gökyüzü en güzel bulutlarını sana veriyor.. Hele bulutlar.. En güzel mavilerini sana açıyorlar.
Halbuki ne kadar canlar yanıyor içinde İstanbul? Birbirini izleyen ama asla kesişmeyen yollarında ne kadar hasret var? Ne büyük çığlıklar atılıyor damarlarında? Kaç hayat boğazında düğüm oluyor?
Nerden bileceksin? Umursuz, ruhsuz İstanbul. İçinde birileri ölmüş, birileri doğmuş ne fark eder? Kız Kulen, Adaların, Galatan, iki yakan birarada duruyor.
Omuzların çökmüş, rimellerin akmış.. Farketmemişsin. Karasularına kaçan topları kesmişsin.
Kaşlarını çatmanın tek sebebi boğazını inci kolye gibi süsleyen iki kulenin kavuşamaması mı? Yorganın masmavi gökyüzü, çarşafın berrak bir deniz.. Yapraklar, martılar hayat arkadaşınken, içindekilere olan bu nefretin neden?
Senden başka nerede var bu denli hasret, bu kadar derin acı?
Halbuki ne kadar canlar yanıyor içinde İstanbul? Birbirini izleyen ama asla kesişmeyen yollarında ne kadar hasret var? Ne büyük çığlıklar atılıyor damarlarında? Kaç hayat boğazında düğüm oluyor?
Nerden bileceksin? Umursuz, ruhsuz İstanbul. İçinde birileri ölmüş, birileri doğmuş ne fark eder? Kız Kulen, Adaların, Galatan, iki yakan birarada duruyor.
Omuzların çökmüş, rimellerin akmış.. Farketmemişsin. Karasularına kaçan topları kesmişsin.
Kaşlarını çatmanın tek sebebi boğazını inci kolye gibi süsleyen iki kulenin kavuşamaması mı? Yorganın masmavi gökyüzü, çarşafın berrak bir deniz.. Yapraklar, martılar hayat arkadaşınken, içindekilere olan bu nefretin neden?
Senden başka nerede var bu denli hasret, bu kadar derin acı?
2 Şubat 2017 Perşembe
KadınınAdıYok
Kadın olmak çok zor bu ülkede.. Seversin suç olur, ölürsün. Katiline verilen ceza 5 ay 10 gündür. Yağmur Ö. gibi.. Çok güzelsindir, evlenirsin. Daha sonra yürütemez boşanmak istersin, ölürsün. Sinem M. gibi.. Her ailede tartışmalar olur. Tuzu biberidir diye öğrendik. Ufacık bir şeyden tartışırsınız. On altı yıllık eşin seni, kendi yatağında öldürür. Saniye U. gibi.. Beslersin büyütürsün, döner gözünü oyar. Seni öldüren kişi oğlun olur. Zübeyde A. gibi.. Evlenirsin katilin kocan olur 15 ve 6 aylık iki çocuğun başında bekler. Öznur B. gibi.. Seversin, sevgilim dersin. Dövülerek ölürsün. Dudu Ç. gibi.. Tek suçun saçının uzun olması olur. Üniversite okuduğun şehrin caddelerinde yürürken, ölürsün. Bigem Ç. gibi.. Gençsin, arkadaşlarınla buluşur eve gitmek için son otobüsü beklersin, ölürsün. Özgecan gibi..
Bu ülkede bir kadın olmak çok zor, bir de ağaç olmak..Kadınlar istediğini giyemez, yiyemez, yapamaz oldu. Toplu taşıma araçlarını, şehirlerarası otobüsleri kullanırken korkar olduk. Neden mi? Kendilerini "delikanlı" diye tanıtıp namus bekçiliği yapan kendini bilmez ucubeler yüzünden. Neden mi? "Ben yapamadım oğlum yapsın" diye baba olmaktan bihaber bireyler yüzünden. Neden mi? "Benim oğlum/ kızım özgür olsun" deyip özgürlükten anlamayan anneler yüzünden. Neden mi? Özgürlük sanıp etrafındakilere karışan gençler yüzünden.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






