Bir kız doğar… Ailesinde kimseyi mutlu etmez. Ablayı mutlu
etmez çünkü artık kıyafetleri paylaşılacaktır. Çok beğenip aldığı kazak, kardeş
isterse ona kalacaktır. Abiyi mutlu etmez, O’na göz kulak olmak zorundadır. Kahvehaneye gittiğinde atılan laflara karşılık
yumruklarını konuşturacaktır. Anneyi mutlu etmez çünkü babayı mutlu
etmemiştir. ‘Kızınız olacak’ lafını
duyan babanın davranışları değişir. Artık bel arkasına yastık koymaz. Babayı mutlu etmez çünkü doğan erkek değil,
kızdır. Soyadını devam ettirecek kişi sayısı artmamıştır. O artık iki kız
babasıdır.
İtile kakıla büyür kızımız. Hiçbir zaman istediği olmaz.
İstediğini giyemez, istediğini yiyemez. Aile dediği zoraki devlet ne derse onu
yapar. Çamaşır yıka, bulaşık yıka, dışarı çıkma, okuma, oya öğren, nakış yap. Bütün erkekleri babası gibi bilir. Feminist
olur. Dayak yer kimse kendisine sahip çıkmaz, sevmediği devlet yüzünden anarşist olur.
İnandığı Tanrı’ya dua eder, eder, eder.
Bir türlü kabul olmayan dualar yüzünden ateist olur.
Kız büyür serpilir… Artık bir yetişkindir. Ama hala söz
sahibi değildir. Velhasıl kelam kızımız âşık olur. Erkeklere olan düşünceleri
değişir. Feminizm biter. Sevdiği, desteklediği, oy verdiği parti iktidara
gelir, anarşizm biter. Sevdiği kişinin
de O’nu sevmesini ister. Duası kabul
olur. Ateizm biter.
Babası O’nu sevdiğiyle evlendirmez. Her gece beraber içtiği
arkadaşının oğluyla evlendirir. Feminizm yeniden doğar. Evde yemek yapacak
ekmeği kalmaz. Yardım istediği devletten
karşılık alamayınca devlete isyanla beraber anarşizm dirilir. Hastalanır… Bunu
hak etmemiştir. Küfürler eşliğinde ateizmin
külleri yeniden alev alır.
Bütün bilinmez yönleriyle her kadın biraz ateist, azıcık
anarşist, bütün benliğiyle feministtir aslında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder